Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

GOD IS DEAD

Michelangelo  (1475–1564) 


  

Tanrı ve din insanlık tarihinde her zaman gördüğümüz asla yok olmayan sadece şekil değiştiren kavramlar.

Peki Tanrı gerçek mi ya da hangi din doğru, din diye bir şey gerçekten var mı? İnsanlar yüzlerce hatta binlerce yıldır bunun cevabını arıyor. Kimileri bulduğunu iddia ediyor ancak insan yine bir şeyi atlıyor o da tek bir hakikat olduğu gerçeği.                                                                                                  

Sizce insan Tanrı'yı ne kadar tanıyor ya da daha doğrusu onu ne kadar iyi anladı ve kavradı?         

Tanrı ya da ilah, özellikle tek tanrılı inançlar tarafından evrenin tek yaratanı  ve yöneteni olduğuna inanılan doğaüstü varlık. Çok tanrılı inançlarda genelde ilahların cinsiyeti bulunur ve erkek olanlarına tanrı, dişi olanlarına tanrıça denir.

 

Teizm ya da tanrıcılık , tanrı veya tanrıların var olduğu inancıdır. Teizm inanışına göre tanrılar din gönderebilir veya insanların yaşadığı Dünya'ya etki eden olaylara sebep olabilir. Günümüzde en yaygın teist inanışlar; Hristiyanlık ve İslam'dır.

Panteizm ya da tüm tanrıcılık, her şeyi kapsayan içkin bir Tanrı'nın, Evren'in ya da doğanın Tanrı ile aynı olduğu görüşüdür. Panteistler kişileştirilmiş ya da antropomorfik bir Tanrıya inanmazlar.

Panentizm, diyalektik teizm veya kamusal tanrıcılık, panteizmde olduğu gibi Evren'in kendisinin Tanrı olduğunu, panteizmden farklı olarak da ilk devindirici olan Tanrının Evren ve tüm varlıkları özünden yarattığını ve Evren'e aşkın, Evren'in bilincinde mutlak ve değişmez bir varlık olarak egemen olduğu inancıdır.

Deizm veya yaradancılık; din, peygamber veya vahiy aracı olmaksızın bireyin akıl ve gözlem yoluyla Tanrı'ya olan inancını esas alan bir felsefi görüştür.

Agnostisizm (Türkçede bazen bilinemezcilik de denir), en yaygın ve bilinen tanımıyla, tanrı veya tanrısal varlıkların bilinemez veya varlığı ile birlikte yokluğunun da kanıtlanamaz olduğunu savunan bir felsefi görüştür.

Ateizm , tanrının ya da tanrıların varlığına olan inancın yokluğudur. Bu fikir akımına dahil olanlara "ateist" denir. Ateistler, bazı kurumlar ve kişiler tarafından "tanrıtanımaz" olarak isimlendirilmektedir. Ateizm inanç koşullanmalarını, hayalî yaratıkları ve olayları reddeder. Ateist bakış açısıyla tanrının yanı sıra tüm metafizik inançlar ve tüm ruhanî varlıklar da reddedilir.                                                 

Hiç şüphesiz Nietzsche'nin dediği gibi "Tanrı öldü ve Tanrı'yı biz yarattık aynı zamanda onu bizler öldürdük."

 













  

Hâlâ Tanrı'nın varlığını savunabilirsiniz ancak size soruyorum: Sizce Tanrı gerçekten var olsaydı insan ve dünya bu halde olur muydu?

Ben size Tanrı'nın bize neyi layık gördüğünü anlatayım: Tanrı bize para hırslı katil politikacıları, ölen masum insanları, ona inanmadığımız zaman ise sonsuz bir işkenceyi, toplum yozlaşmasını ve kaos düzenine layık gördü.
Bahsettiğiniz bu mükemmel sistemde insanlar birbirlerini öldürmek için bombalar, silahlar, kılıçlar üretiyor. Doğada bir kaplan savunmasız yavru ceylanı parçalıyor. Yıldızlar belli bir ısı ve büyüklüğe ulaşınca patlayıp etrafındaki her şeyi yok ediyor. Dinin size söylediği yalanları son 30 yıl içinde bilim tüm açıklığıyla ortaya çıkardı.Evrim kanıtlandı, kutsal kitapların uydurduğu geçmiş hikayeleri ortaya çıktı ve gariptir ki tüm dindarlar Tanrı'nın günah kabul ettiği her şeyi yaptı.                       

Nietzsche'nin dediği gibi "Ben Tanrı'yı dindarların kalbinde ölü buldum."

Ama insan çok komik bir canlı bilimin, aklın ve mantığın yetişmediği ve korktuğu her şeye ilahi anlam yükleyen bir canlı ne kadar aciz bir davranış. Aynı zamanda işin ironik tarafı eskiden şimşeklere tapan insan bugün ondan enerji üretiyor. Yüce Tanrı dedikleri güneşin ışınından korunmak için krem üretiyor, kendini Tanrı 'dan koruduğunu düşünsene. İnsanlar bu saçma çocuk hikayeleri ve kimin yazdığı belli olmayan kitaplar yüzünden kendi türüne ihanet etti. İnsanlığa yapılan en büyük kötülük din ve Tanrı hikayesidir. 

 
Ama kafamın içinde hala sesler dolaşıyor ve bana diyor ki TANRI ÖLDÜ. (Black Sabbaht - God Is Dead)

Zaten olsaydı bu durumda olmazdık. Belki de bizler Tanrı'nın hatalarıyız ama doğru sizin Tanrı'nız hata yapmaz.

Ama sorsan bu koyunlara derler ki bu ölümler Tanrı'nın emri. (Megadeth- Holy Wars... The Punishment Due)

Tanrı da aynı para gibi bir metadır Tanrı insanı değil insan Tanrı'yı yaratmıştır. 

Kızıl Emir

Красный Орден


 

https://open.spotify.com/track/3IKJNHnVZ2bXGjAFBJiUYo?si=3516fc09c25e4c34

 


Yorumlar

Popüler Yayınlar