Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

AŞK

    Aşkın acıtması lazım. En büyük aşklar acılardan doğar ve acı aşkın en büyük yaratıcısıdır. Aşk kusurlardan doğar. Kusursuz bir ilişki aşık olmak için çok güçsüzdür. Kusurlardan doğan tek kusursuzluk aşktır. Hissettiğiniz şey sevgi olabilir ama bunu aşka çeviren acıdır. Aşk sana imkansız diye bir şey olmadığını gösterir. Her şeye anlam katmıyorsa da aşk değildir. Güneşe benzer. Siz gecede yaşarken her şeyin mükemmel olduğunu sanırsınız ve hayatınız gerçekten güzeldir. Ancak güneş açtığında, gecenin gizlediği tüm güzellikleri görürsünüz. İşte o zaman güneşi, yeni tattığınız bu güzellikleri kaybetmek istemezsiniz. Aşk büyür. Günden güne azalması saçmalıktır çünkü aşk her gün daha da artar. Bugün aşık olduğunuz kişiyle yeni bir şey deneyimlersiniz. Sonra yarın içiniz onunla yeni bir şey daha denemenin heyecanıyla dolar ve ona olan aşkınız artar. Hayattaki her ana onu da dahil etmek istersiniz. Bir günü güzel yapan şey, günün sonunda yaşadıklarınızı ona anlatabilmenizdir. Sahip olduğunuz şeyler onunla paylaşabildiğiniz için güzeldir. Bir çiçeği gece de sevebilirsiniz ama gündüz olduğu kadar güzel değildir, ona asıl güzellik katan güneşin ışığının üstüne yansımasıdır. Aşk vazgeçebileceğiniz bir şey değildir. Vazgeçebildiğiniz noktada aşkı da kaybedersiniz. Aşık olduğunuz kişiyi kusurlarıyla sevmeyi başarırsanız bu aşktır. Çünkü o, o kadar güzeldir ki içinde barındığı kusurlar bir hiçtir. Aşk bir hatadır. Çünkü bir kez aşık olduğunuzda hiç olmadığınız kadar mutlu olursunuz, gerçek mutluluğun ne olduğunu anlar ve aslında daha önce tattığınız mutluluğun yanında ne kadar anlamsız kaldığını anlarsınız ve maalesef bir daha bu mutluluğu dünyada hiçbir şeyin getiremeyeceğini bildiğiniz için kendinizi sonsuza dek gerçekten mutlu olamayacağınız bir dünyaya hapsedersiniz. Aşk, kaybetmeyi bilmeyenlerin yenildiği bir oyundur. Nedeni ise her güzel şeyin bir sonu olması kanunudur. Bu kanuna göre aşkın da bir sonu vardır ve bu da kaybetmeyi bilmeyenleri öldürür. Aşık olduğunuzda size o kişi hatırlatan ufak bir anın içinde kapalı kalmak istersiniz. 

     Onun varlığını hissettiğiniz bir yerden çıkmaz istemezsiniz. Aşkta bahanelere yer yoktur. Hiçbir koşul onu durduramaz, "olmaz" diye bir şey yoktur. İmkansızları yıkan büyük bir güçtür aşk. Sizi en çılgınca ve en saçma şeyleri yapmaya bile itebilir. Sizi öyle çeker ki, nelerden vazgeçmeyi göze aldığınızı fark ettiğinizde sizin için bile korkutucu olabilir. İnsan hayatında bir kez aşık olur. İkinci sefer diye bir şey yoktur, bu sahtedir. Artık sana aşık değilim lafı, aslında sana hiç aşık olmadım lafımla eşdeğerdir benim için. Aşık olduğunuz kişiye hiçbir şekilde doyamazsınız çünkü. Onu sevmeye, onu görmeye, onu duymaya, ona sahip olmaya. Aşıksanız heycanınızın hiç bitmemesi lazım, aksi takdirde yine aşık değilsinizdir. Onu her gördüğünüzde heyecanlanıyor olmalısınız, sizi sevdiğini kaçıncı defa söylerse söylesin her zaman ilk seferindeki gibi heycanlanabiliyor olmanız lazım. Her gün onu daha iyi tanıma istediğiyle heyecanmalısınız. 

    Huzur, aşkın kurduğu bir evdir. Size huzursuz hissettiren bir kişiye aşık olamazsınız. Zıtlıklar aşkı durdurmaz, onu aşabilenler için daha da güçlendirir hatta. Aşk bencil olmamayı, duvarlarını yıkmayı öğretir. Ne olursa olsun sevdiğin o kişi için gerek kendi kurallarını yıkar, gerek kendinden bir şeyler feda edersin. Aşk sizi yanlışı yapmaya itebilir. Yanlış olduğunu bile bile seversiniz. Bu yanlışı paylaşmaya aşık olursunuz belki de. Sadece aşık insan gecelerinde bile aşkını rüyasında görmeye çalışır. Sevdiğinin çevresinde onun gülüşünü gören insanları kıskanır. Onun gözlerine baktığında, gözlerindeki bir ayrtında kaybolup olmayacağını düşünür. Onu hissetmeyi, öpmeyi düşler. Gerekirse kendini ona saklar. Varlığı yokluğundan daha güzel olan bir acıdır aşk. Ayrıca aşık olmak için sebep gerekmez. Gerçek aşıklar neden aşık olduğunu anlatamazlar, kelimelere sığan sebepleri yoktur çünkü. Aşkın kusurlara yer verdiğini düşünüyorum. Her gününüz çok iyi geçmek zorunda değildir. Her gün size iyi hissettimeyebilir ama sorun her neyse onun çözümünü yine o kişide bulmaktır aşk. Aşk size imkansızı dileyecek kadar kafayı yedirtebilir, mümkün olmayan hayaller kurdurtabilir. Ancak siz o dilekleri dilemekten de, o hayalleri kurmaktan da hiç bıkmaz, zevk alırsınız. Gerçek aşkın dünyadaki en güçlü şey olduğuna inanıyorum. Gerçek aşk bir insana asla yapmayacağı şeyleri yaptırır, dünyanın en mutlu insanı yapar, ölümü ayağına getirecek kadar delirtebilir. Bir yandan uyuşturucu gibidir ama iyiye çevirmek sizin elinizdedir. Aşk  savaşarak kazanmayacağınız tek şeydir. Garip bir yönü ise aşk için savaşmak gerekilmesidir. İçinde bu kadar zıtlık bulunduran, bu kadar saçma, bu kadar garip ama aynı zamanda güzel tek şey aşk olabilir zaten. İşte bu yüzden aşk dünyadaki başka hiçbir şeye benzemez.

- Kay Snyder  

 

https://open.spotify.com/track/4UX3CB2nriS1HFD1tCPSrh?si=ef9a341b41944632

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar