Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

İnsanlığın Derinlerinde Bulunan Maden

İçimdeki o bunalmışlık duygusuyla kendimi dışarı atmıştım. Yürümek gerçekten iyi geliyordu. Deniz kenarına vardığımda bankta oturan yaşlı amca dikkatimi çekmişti. Biraz ona doğru yaklaştım. Başında bir şapkası, ceketinde antika olduğunu düşündüğüm bir cep saati ve yanında duran bir bastonu vardı. Elindeki eski fotoğrafa gözleri dolmuş bir şekilde bakıyordu. Yanına oturdum, bu amcayla konuşmak istemiştim. Oturduğumu fark etmiş ama fotoğrafa bakmayı kesmemişti.

“- Merhabalar, nasılsınız?” Sanırım onunla konuşmamı beklemiyordu.

- Biraz hüzünlüyüm genç hanım. Siz nasılsınız?

- İyiyim ya da kötüyüm diyemiyorum. Bir şeyler hissediyorum ama anlatamıyorum… Peki ya siz neden hüzünlüsünüz?

- Fotoğraftaki eşim, bugün ölüm yıl dönümü onsuz geçen bir yıl daha, tam on yıl önce bugün bir yarım bu dünyadan geçip gitti.

- Ahh çok üzüldüm. Onu çok seviyor olmalısınız.

- Seviyordunuz dememeniz beni sevindirdi. Çünkü genelde böyle söylerler. Onu göremeyecek olmam içimdeki sevginin yok olması için bir sebep değildi. Gerçi içimdeki sevginin bitmesi için bir sebep var mıydı? Hiç sanmıyorum. Onu öylesine seviyorum ki ona olan sevgim bana da iyi geliyor. Beni bırakıp gitmiş olmasına rağmen bu hayat yine onun sayesinde, ona olan sevgim sayesinde yaşanılabilir geliyor. Onunla buluşacağımız an için yaşıyorum. Her gece ona mektup yazıyorum. Ona olan özlemimden bahsediyorum. Onunla sohbet ediyorum adeta.

- Ne güzel adamlar var; seven, özleyen, bekleyen, ihanet nedir bilmeyen, aşık olabilen. Ve bir de kadınlar var, böylesi adamlara hiç denk gelmeyen… Ne güzel açıklamış Cemal Süreya. Sevginiz çok değerli. Çünkü bu devirde hiç böylesine gerçek ve yoğun bir sevgi yok. Bu devirde sevgi çok değersizleşti. İnsanlar yaşadığı şeye sevgi diyor. Bu sevgi miydi? Çok hoyratça bir şey olduğu kesin, e böyle bir şeye de sevgi denir mi? Sanmıyorum. Uzaktan bakınca çok anlamsız ve hissizleşmiş bir hal var.

- Doğru söylediniz genç hanım ama emin olun bir yerlerde hâlâ sevebilen insanlar vardır.

-“Seviyorum” diye ortalıkta dolanan bir sürü samimiyetsiz ilişkiler insanın sevgiye olan inancını yitirmesine neden oluyor. Birbirlerine gerçekten sevgi duymamalarına rağmen sadece kendilerini tatmin etmek için kurulan sahte ilişkiler. İnsanların çoğu bunun farkında değil ya da içten içe onlar da gerçeğin farkında fakat göz ardı etmek işlerine geliyor olabilir. Çok yazık, keşke insanlar gerçekten sevmeyi bilselerdi. Belki her şey daha farklı olurdu. Böyle bir dünyada insan gerçekten sevebilir mi? Diye düşünmeden edemiyorum. Herkes ve her şey o kadar samimiyetsiz geliyor ki sanki o hayatlar bir cam fanusun içinde yaşanıyor ve ben bunları dışarıdan izliyorum. En büyük korkularımdan biri ise o hayatlara karışmak.

- Gerçek sevgi çok zor bulunan ve çok değerli bir maden, insanlığın en derinlerinde bir yerlerde bulunuyor. Onu bulmak çok güç ve bir o kadar da gerekli. Çünkü sevgi iyi gelen, iyileştiren bir duygu. Küçük Prens kitabında bir söz vardı: “Bir çiçeği büyüten sevgi, insanı değiştirmez mi sanıyorsun!” Hayat o kadar sıkıcı ve her gün aynı şeyler yaşanıyor gibi gelebilir. Hiç gerçekten sevilmeyecek gibi, hiçbir zaman kimse seni anlamayacak gibi ya da hep yalnız hissedeceksin gibi gelebilir. Fakat öyle olmayacak, bir gün sevgiyi hissedeceksin. Seveceksin. İşte o vakit hayat anlamlı, heyecanlı gelmeye başlayacak. Sen o içindeki anlamsız sıkıntıdan işte o vakit kurtulacaksın. Yani iyi hissetmeye, iyileşmeye başlayacaksın. Ama unutma. Sevgi sadece bir kişiye verilecek bir duygu değil. Canlıların hepsine, sahip olduğun her şeye en önemlisi kendine ve yaşadığın, her dakikasına minnettar olduğun bu dünyaya da verilmesi gerekir. Daha önce hiç kendine sevgi göstermeyi denedin mi genç hanım? Hiç kendini tebrik ettin mi? Yoksa sadece başarısız olduğun her an kendine cezalar verip “neden böyle yaptın” diye yargıladın mı? Hiç uyandığın bir sabah o gün için şükrettin mi? Çünkü bu hayat sana bir gün daha vaad etmiş. Bedenin için şükrettin mi, her organın senin için çalışırken hepsini sevdin mi?

Sadece bir sabah uyan ve o gün için ne kadar minnettar olduğunu, bedenine ne kadar minnettar olduğunu dile getir. Kendine sevgi dolu sözler söyle. En küçük başarıların için övgüler yağdır.

-  Kendine sevgi göstermek… Bu kaçırdığım bir noktaydı. Sanırım sevgiyi hep dışarıdan bekliyoruz. Bu beni çok aciz hissetirdi. Ama artık bunu farkına varmış olmak benim için çok değerli.

- Hayata ve kendine değer ver genç hanım, ben artık gitmeliyim. Çok memnun oldum.

- Teşekkür ederim. Bende çok memnun oldum. Kendinize çok dikkat edin ve bu gece eşinize beni anlatmayı unutmayın.

Yaşlı amca söylediklerim karşısında tebessüm ederek,

- Tabii ki bahsedeceğim. Hoşça kal genç hanım. Dedi ve gitti.

Hava kararmıştı. Kafamı kaldırdım, yıldızları seyrettim. Sonra gözlerimi kapattım. Her şeyi hissetmeye çalıştım. Rüzgarın tenime çarpışını, dalgaların sesini ve derin bir nefes aldım. Yaşadığımı hissettim. Yaşlı amcanın da dediği gibi bugün için ne kadar minnettar olduğumu, bedenime ne kadar minnettar olduğumu düşündüm.

Şimdiden iyi hissetmeye başlamıştım. Ben hoş kalacağım gibi umarım yaşlı amca da hoş kalırdı. 

 - Pera



https://open.spotify.com/intl-tr/track/6TeZMqzbKBzm2APh2aZk6U?si=36e1f8426b284bb8

Yorumlar

Popüler Yayınlar