Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

BİRAZ HAYAT, BİRAZ YAŞANMIŞLIK


 Hayat öyküsü;bir çöpçü,bir avukat,bir doktor,bir usta,bir yazar,bir hırsız... her birini kısmen birleştirebilen özellik insan olmaları ve yaşam öyküleri. Her insanın bir öyküsü vardır. Ki her insanın öyküsü tanrısallık nitelik taşır kendi içinde olağanüstülükler,doğanın görevini yerine getirdiği süreçler, merak uyandıracı ve okumaya değerdir. Kimi yaşamlar düzmece,kimi yaşamlar karmaşık, kimi yaşamlar ise cinnet ve delirmeye davet edercesine yaşanmışlık barındırır. Her insanın yaşamı, toplumdan kısmen ufak kısmen ise büyük bir kendini buluş içerir. Kısacası yaşam öyküleri toplumun kendisine bir yolculuğudur. Ve hiçbir insan benliğine ulaşamamış bundan mütevellit kendisi olamamıştır ama bu yaşam öyküsünün devam etmesine engel değildir.

Yaşanmışlıklar dedik,insanlar dedik, yolculuklar dedik... Ama arayışlar demedik. İnsanların yaşamı boyunca süregelen,bitmek bilmeyen arayışlarla doludur. Kimi gaybte arar,kimi kitaplarda,kimi dinlerde,kimileri de insanlarda. Ama hepsinin bir ortak notası vardır. Bir arayış içinde ve kendi arayışlarının mutluluğa ulaştırdığına inanarak yaşadıkları gerçeğidir. İnsanlar farklı arayışlar içindedirler her farklı olan arayış birbirlerini belli bir raddeye kadar anlayabileceklerini değiştirmez.    

İnsan düşünce neler neler dememiş. Yaşamdaki amaç? İki yol belki üç ama biz de bu seferlik iki yol üzerinden ele alalım yaşam amacını. Biliyoruz ki bazen bilgi ile donatılmak,temiz üstün ahlaklı ve entelektüel bir insan olmak. Olamakla kalmayıp ona göre bir yaşam yolu çizmek. Ya da yolu bayır aşağı çizip,çaresiz ve her yol ayrımında daha da karanlığa gömülmeye alışıp yaşamı kabullenmek. Ama hangi yolu çizerse çizsin insan herkesin gözünden kaçan şey aydınlık-karanlık yaşam yazgısının birbirinin zıttı derecede çizilmesi ve o şekilde sonlandırılmasının imkansız zorluğudur. Aydınlık yaşam, çizilmesi zor,Karanlık yaşam ise tam zıttı kolaydır. Her yol ayrımı içinde kusur ve doğruluk barındırır bize düşen ise kabullenip diğer yol ayrımını doğru çizmek ve devam etmektir. Çünkü bir bilge insan da bir çocukta yaşamın aktığını,zamanla tüm benliğiyle hisseder ve bilir. Hayat, devam etmektedir her koşulda ve şartlarda ne olursa olsun veryans etmekten de geri durmayacaktır.
 
 Farklı düşüncelerle sizlere deneme sunmaya devam edeceğim.
Esenlikle Kalın. Saygılarla Eden Everhard...


YAŞAMAYA DAİR  
1   
Yaşamak şakaya gelmez, 
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın 
                       bir sincap gibi mesela, 
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, 
                       yani bütün işin gücün yaşamak olacak.  
Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
yani o derecede, öylesine ki, 
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
yahut kocaman gözlüklerin, 
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda 
                                    insanlar için ölebileceksin, 
                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                        hem de en güzel en gerçek şeyin 
                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde.  
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                      yaşamak yanı ağır bastığından.  
                                                                                     1947  
2  
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan, 
              bir daha kalkmamak ihtimali de var. 
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
                                en son ajans haberlerini.  
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, 
                               diyelim ki, cephedeyiz. 
Daha orda ilk hücumda, daha o gün 
                           yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.  
Diyelim ki hapisteyiz, 
yaşımız da elliye yakın, 
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 
                                    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.  
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...  
                                                                      1948  
3  
Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız, 
                       hem de en ufacıklarından, 
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 
                       yani bu koskocaman dünyamız.  
Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını 
yahut ölü bir bulut gibi de değil, 
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.  
Şimdiden çekilecek acısı bunun, 
duyulacak mahzunluğu şimdiden. 
Böylesine sevilecek bu dünya 
"Yaşadım" diyebilmen için... 

                     Nâzım Hikmet






Yorumlar

Popüler Yayınlar