Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
GERÇEK SEN (BEN)
"Ben kimim?" Her şey bu basit soruyla başladı. Belki de insanlığın geçmişten günümüze yaşadığı tüm bunalım bu yüzdendir. Benlik bir yolculuktur ve hepimiz bu yolculuğa çıkarız er ya da geç. Aslında bu durum sanıldığından daha karmaşık ve komplike. O yüzden izin verin size bu konuyu daha anlaşılabilir bir hale getireyim.
Dediğim gibi insanın benliğini bulması bir yolculuktur aşamalı bir yolculuk.
Bölüm 1: Sorgulama
İnsan benliğini aramaya buradan başlar basit bir sorguyla. Hayatımızın belli bir döneminde bu sorguya başlarız, genelde ergenlik ve gençlik çağları bu sorgu için biçilmiş kaftandır. Tabi benliği aramak da bulmak kadar sancılı ve zordur. Bu süreçte insan pek çok şeyi kenara bırakır ve kendine yönelir. Hatta bu benlik arayışı insanı uzun bir süre toplumdan uzaklaştırır ve insan kendi içine dönük olmaya başlar.
Bölüm 2: Yalnızlık
Benlik arayışı bireyseldir ve bu durum insanı yalnızlaştırır. Kişi kendi benliğini ararken topluma yani dış dünyaya gösterdiği maskeden arınmak ve onu yok etmek zorundadır çünkü öteki türlü yine kendini kandırır ve benliğini bulamaz. Bu dönemde insan ya tamamen yalnızlaşır ya da etrafında onu yargılamayan insanların olduğu bir çevrede kendi benliğini aramaya devam eder. Bu denli yakınlık içerisinde bulunduğu ve gerçekten sevip, değer verdiği insanların bu süreçte kişinin yanında bulunması kişiye daha büyük bir motivasyon ve kararlılık sağlar. Ancak unutmayın sizi sizden çok tanıyan ve bilen insanlar için geçerlidir bu yargı.
Bölüm 3: Yüzleşme
İnsan bu arayışında sorular sordu, kitaplar okudu, filmler izledi, bazı ekollere bağlandı ve yalnız kaldı. Belki de daha farklı oldu orası bilinmez. Ama bildiğim tek bir şey var ki insan benliğini gördüğü an korkar çünkü hayatı boyunca sistemin, toplumun ya da kültürün ya da ne derseniz deyin, o var olan ve kaynağı bir türlü bulunmayan, nedensellik ilkesinin tüm temelini çöpe atan o güç insanın kendi benliğini bu zamana kadar yok saymış, törpületmiş, bastırmış ve yok olma düzeyine getirmiştir ancak birey her şeye rağmen kendi benliğini bulma ve onunla yüzleşme cesaretini göstermiştir. Atalarımızın da dediği gibi "Korkunun ecele faydası yok." er ya da geç birey onunla karşılaşacak ve gerçekliği öğrenecek.
Ve bu anda tek bir aşama kaldı.
Bölüm 4: İnkar
Birey bu zamana kadar sorguladı, yalnızlaştı ve yüzleşti, şimdi sıra inkar etmede. Kişi her ne kadar kendi benliğini arayıp bulsa ve gerçeklikle yüzleşse bile benliğini inkar eder çünkü bu zamana kadar gördüğü, yansıttığı kişi farklıydı ve artık bunu değiştirmek birey için bir kabus, adeta bir ölüm. Benliğin bu zamana kadar alıştığı sahtelik ve konfor insanı rahatlatır. Bu rahatlık gerçek benliğin ortaya çıkmasıyla bozulur ve bunu en başta toplum ve içinde var olduğunuz sistem size yaşatır. Daha sonraları sizler de bu toplum ve sistemin size sağladığı bu konforu bırakmak istemezsiniz ve böylece benlik yani gerçek kişiliğiniz yine sizin tarafınızdan reddedilir. Ancak size kötü bir haberim var, insan kendi benliğini gördüğü anda ondan artık kaçamaz bunca uğraş ve zorluğu çektikten sonra insan benliğine o kadar çok bağlanır ki sistem içerisinde rol yapmak zorunda kalır bu durumda iki seçenek karşımıza çıkmaktadır:
İlk seçenek bu role devam etmek ve sahtelikler içerisinde yaşamaktır.
İkinci seçenek ise bu acı ve sahteliğe dayanamayarak intihar etmektir.
Ancak bir aşama daha var sizi bu iki seçenekten koruyacak bir aşama.
Bölüm 5 : Kabullenme
Ve nihayetinde insan en son bu raddeye gelir. İnsan ya bu içinden çıkılmaz sahteliklerle dolu temsili sistemin bir parçası olur ve yaşamına mutsuzlukla devam eder ya da benliğini kabullenir. Bunun yanında en başta sizin benliğinizi kabullenmeniz ve etrafınızda bulunan yakınlarınızın da sizi kabullenmesi gerekir. Diyelim ki siz kendi benliğinizi kabullendiniz ancak yakınınızda bulunan insanlar bunu kabul etmedi, işte o zaman yanlış insanların yanında olduğunuzu anlarsınız. Unutmayın bu uzun gibi gözüken ama aslında kısacık olan hayatta sahtelikler ve sizi sahte görmek isteyenlerle zaman harcamak yerine sizi benliğinizle aynı zamanda sizin de karşı tarafı kendi benliğiyle kabullenecek ilişkiler içerisinde olmanız gerekmektedir yoksa sahte ve toz pembe gözüken b**tan hayatınıza devam edersiniz.
Asıl merak ettiğiniz ne biliyorum, asıl soru "Kendi benliğimizi nasıl bulacağız?" sorusu.
Cevabı basit Tanrı gibi olun. Erdemli, merhametli ( ancak iyi niyet sömürüsüne dikkat edin.) sorgulayan, mütevazi ve cesur olun. Zaten bunlar size kapıyı açacaktır. Yanlış anlaşılmasın bu kadere bırakılacak bir iş değildir burada sizin uğraşlarınız önemli olandır.
"Kader düzeltilebilir ve yetingenlik ondan çok şey talep etmez; fakat ahmak her zaman ahmaktır ve ruhsuz bir hödük sonsuza dek ruhsuz bir hödük olarak kalır, isterse cennette ruhunu huriler sarsın."
Arthur Schopenhaur -Mutlu Olma Sanatı-
"En büyük mutluluk kişiliktir."
Goethe - Doğu ve Batı Divanı-
Benliğinizi aramaya hazır mısınız Âlamahlukatlar ?
- Kızıl Emir
![]() |
| https://open.spotify.com/track/6i7IXg8j7ZngiEOgBYjkhw?si=58656df6dbb94b86 |
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
Zaman Tüm Beyinlerin Ortak Zihnidir
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar




.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder