Geçmiş ve gelecek. Geçmiş, değiştirilemezlik ve tecrübe. Gelecek, ihtimaller ve çabalaman doğrultusunda gelişmelere zemin hazırlaması ya da çabalamamanın daha yararlı görülmesi. "Öncesi ve Sonrası" gibi.
Yapacağımız şeylerin ve yapmış olduğumuz şeylerim sonuçlarını düşünmek, sonrasında o şeyi yapmak için harekete geçmek gerektirdiğini öğrenmemiz gibidir. Aksi takdirde yapılacak olan şeye dair sonraki aşamaları gerçekleştirebilecek coşku ve çabalama istencinden eser kalmayabilir. Bu yarım bırakmanıza, tamamlanmamış olarak kalacağına işarettir.
İyi ve ünlü bir avukat mı olmak istiyorsun? Vay canına, ben de istiyorum. Bu kesinlikle güzel bir şey. Lütfen ama ilk olarak öncesi ve sonrasını düşünün. Ve sonra o hedef için çabalayabilirsin. Hmm... nasıl iyi bir avukat olabilirim?
Disiplinli olmak, insanları dinlemek, kuralları tanrı saymak ve ibadet gibi ders çalışmak, kaybedişlere, içinin dışına çıkma hissine (gerçek anlamda), duraksayışılara, monotonlaşan hayata ve derslerden illallah etme noktasına ve diğer avukatların hali hakkında duyacaklarına hazırlıklı olmalısın.Tüm bunları düşüp hala istiyorsan, sanırım neler yapman gerektiğini de biliyorsundur.
Avukatlar, ilk ünlü bir kişiliği sonra iyi bir savcıyı sonrasında da adaleti sağlayan bir bilgeyi, hakimi canlandırabilirler.
Artık avukat olmaya karar verdiğini varsayarak verdiğin karar doğrultusunda, şu anki gibi bir düzen veya düzensizliği, neşeli veya coşkunluğunu kaybetmeyeceğini mi düşünüyorsun? Geceleri uyanık kalman, herkes gibi çalışmayı değil, herkesin dışında (daha çok) çalışmak zorunda olduğunu, çevrendeki insanlar, ailene veya dostlarına zaman ayıramaz duruma evrilecek olmanı, karşına çıkacak olan insanların seni alaya alan ve senini küçümseyen, egolu ve kibirli itham etmelerine, en zoru ise elde etmek istediğin makam, şöhret, şeref, saygı namına hiçbir şeye sahip olamayacak ve dava adı altında tüm kötülüklere maruz kalacağını bilmelisin. Rahat yaşamını, değerli dostlarını hatta aileni, özgürlüğünü kaybetmeye ve bunun için ağır bir bedel ödemeye hazırsan, yoluna çıkabilecek zorlukları daha ayrıntılı düşünmeye başlayabilirsin. Aksi durumda avukatlığa, bu davaya hiç yaklaşma, binlerce çocuğun giriştiği bu oyuna sende dahil olma. Olma ki sende kaybolma, bu tehlikeyle karşı karşıya kalma. Avukat, hem yanlışın hem doğrunun, hem iyinin hem kötünün, hem mazlumun hem namussuzun yanında, sonra da paranın köpeği olamaz, olmamalıdır. Benliğin, kendin olmalısın, yani iyinin ve kötünün ötesinde doğruyu savunmalı, ya kendi kurallarını belirlemeli ya da bir öğreti yaratmalısın kendine, eşi ve benzeri olmayan. Ya içindeki benliğe ya da yarattığın öğretiye hizmet etmeli, emek harcamalısın. Harcamalısın ki, iyi bir değişim ortaya çıkartabilesin ya da sıradan bir insancık maskesi takıp hayatına devam etmeyi seçebilirsin.
 |
"Acınası bir umut bile hiç yoktan iyidir."
|
İplerin senin elinde olduğu bir mücadele mi? Yoksa başkalarının senin yerine ipleri kontrol ettiği bir mücadeleyi mi istersin?
Unutma ilerleme kaydetmek isteyen insan, cahil insan gibi yararı ve zararı kendinde değil, dış etkenlerde araya kalkmaz. İlerlemeye ilk adım daima yararı ve zararı kendinde aramakla başlar. İlerlemeye ilk adım böylece atılmış olur. Devamı ise ahmaklar arasında sayıldığını bilmekle ve bunu değiştirmeyen çabalamanın anlamsız olduğunu bilmekle devam eder. Ama onlarla arasında fersahlar vardır.
Hayatta bazı şeyler bize bağlıdır, bazı şeyler ise bize bağlı değil. Bize bağlı olanlar eylemlerimiz doğrultusunda oraya çıkan her şeydir. Kısacası tek çıkış noktası olan ama farklı yollara dönüşebilen bir çıkıştır. Bize bağlı olman şeyler ise daha basit, eylememize bağlı olmayan her şeydir. Velhasıl bize bağlı olan şeyler doğası gereği özgür, prangasız ve durdurulamaz durumdadır. O halde bize bağlı olmayan şeyler ise prangalar vurulup durdurulmaya mahkum mudur?Bize bağlı olmayan şeyler prangalanmış bir mahkumu ifade edebilir. Ama biz bu durum karşısında kederlenmemeli, telaşlanmamalı, tanrıları veya insanı suçlamayı denememeliyiz. Onun yerine sadece sana ait olanın sana ait olacağını ve sana ait olmayanın da asla sana mâl olmayacağını düşünebiliriz. Böylece kimse sana ait olmayan bir şeyden doğayı seni suçlamayacak veyahut sana prangalar vurmaya kalkışmayacaktır. Her gerçekleşen eylemin karşısında: "Bu benim eylemimin dışa vurumu" ya da "Bu benim eyleminin dışa vurumum değil" demeyi öğrenmeliyiz.
 |
"Mutluluğun tek yolu, iradeniz dışındaki şeylere üzülmemekten gerçektedir" -Epıktetos
|
Ya da "Boş Ver. Her şeyin yolundaymış gibi davran, hiçbir şeyin yolunda olmaması dışında."
-Avis Everhard
Yorumlar
Yorum Gönder