Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
İNSANIN TRUNSOL KAĞIDI SESSİZLİKMİŞ
Sessizlik, insanoğlu olarak seni fazla hafife alıyoruz, fazla görmezden geliyoruz. Sessizlik nedir, görmezden geldiğimiz şey...
Peki nedir bu?
Sözlük anlamı olarak "ortanda gürültü olmama durumu" veya "işletilebilir sesin kısmen ya da tümüyle ortadan yok olma durumu" olarak geçiyor fakat bu kadar basit değil sessizlik bir trunsol kağıdıdır.
İnsanın dile getiremediği düşünceleri sessizlik dile gelip anlatır. Sessizlik bir dildir fakat herkes onu farklı konuşur, farklı anlar. Sessizlik çok disiplinli bir dildir, ilk başta sen kendi sessizliğimi tanıyıp anlıyacaksın zira bir insan kendi sessizliğini hiç dinlememişse başka bir sessizliği dinlerken anlam veremez. Sözlük tanımında "gürültü olmama durumu" diyordu aksine sessizlikle başbaşa kaldığınız zaman o boğuk gürültüde kendinizin içinde kaybolduğunuzu göreceksiniz.
"Kendimizin içinde kaybolmak neden kaynaklanır?"
sorusu oluşuyor. "kaçmak"; anılardan, düşüncelerden, mantığımızdan veya duygularımızdan, yaralarımızdan evet yaralarımızdan bunların ortak teması: "yara"
İnsan ıssız kalınca yarasını deşip kendi kanıyla beslenir. Bu beslenme bize fayda mı sağlar yarar mı?
Fayda sağlar çünkü eğer bir şeyi duymak istemiyor ve bundan kaçıyorsak bundan sadece kaçarız o hep takip eder. Yüzleşmek acıtır ama aynı zamanda soluklandırır. Bir önceki cümlende sessizliği, yalnızlık ile karıştırıp anlattın konu sessizlik akışı bozan durumların normalde olmaması gerekli ama yalnızlığı çağrıştıran cümleleri silmeyeceğim çünkü akışı bozmadığını aksine birbirlerini desteklediğini fark ettim. Sessizlik en çok yalnız kaldığımızda bağırır, bu yalnızlık sadece etrafta kimsenin olmadığı tenha yerler için geçerli değil. Bazen kalabalığın içinde, kalabalığın gürültüsünde, yalnızızdır ve işte o an bizim kendi sessizlik dilimiz konuşur. Bazen bir arkadaş grubunda gülüşüp kahkahalar atılırken durduğumuz yerde kendi çemberimizin içinde inceleriz etrafı. Yüzleri gülen insanların, gözlerindeki o sessizlik dilini inceleriz. Sessizlikle henüz baş başa kalmamış olan insanlar kendi sessizlik dilleri ile daha tanışmamıştır ve çözememiştir fakat beden bunu biliyordur ve bir kalabalığın içinde kendi çemberinizden insanları izlediğimiz zaman bedenlerinin o insanların yalnızlık ve sessizlik dilini açığa çıkardığını görürüz. Evet yalnızlık ve sessizlik dedim çünkü bir insan yalnızsa sessizliği daha çok bağırır ve her ne kadar gülse de gözleri mahzun bakar. Şu ana kadar duygusal sessizlikten, içinde hüzün olan sessizlikten bahsettim biraz da zamanın göreceliğini iliklerimize kadar hissettiğimiz o çaresiz sessizlik anlarından bahsetmek istiyorum.
Özellikle o anlar sadece iki insanın aynı ortamda olduğu ortamlarda oluyor.
Söylenecek çok söz varken aniden dilin tutulması ve insanın kendini sessizliğini karşı taraf için anlaşılması zor diline teslim etmesidir, o çaresizlik anı. Kişiler birbirlerini istedikleri zaman süresince tanısınlar bazen bir anne bile çocuğunun sessizlik dilini bilmez.
Peki neden bu kadar zordur bu?
Sessizlik zordur çünkü bir insan istediği kadar "ben duygularımı dışa vuran bir insanım" desin yine de sessizlik anında karşı taraftaki kişinin kendi düşündüğünü yorumlar kendi sessizlik dilini nasıl ve hangi sıklıkla kullanıyorsa o şekilde yorumlar. sessiz birini gördüğümüzde "Neden durgunsun?" sessizlik bi bakıma durgun olmak, neşesiz, keyifsiz anlamında kullanılır. Sessizlik durgunluk değildir, insanın kendi ile olan iletişimidir. Bu nedenle böyle bir soru yöneltildiğinde sanki yanlış bir şey yapıyormuş gibi hissder insan. Sessizlik bir trunsol kağıdıdır, demiştim.
Bunu iyice açmak istiyorum. Trunsol kağıdı ayrıt etmede yardımcı olan edevattır.
Peki sessizlik insanı nasıl ayrıt eder?
Aslında çok resesiftir kendini pek belli etmez ama insanın kişilik analizinde büyük bir rolü vardır. Eğer kişi sessizliğini hiç tanımıyorsa bu onun eksik olduğunu gösterir çünkü kendi ile olan iletişimine önem vermiyordur. Sessizliğini çok iyi biliyor fakat karşı taraftakinin sessizlik dilini anlamak için gayret etmiyorsa bu onun korkak olduğunu gösterir çünkü insanların duygularını anlamaktan korkuyordur. Yeni tanıştığı bir kişinin sessizlik dilini bile çok iyi anlıyorsa kendini anlama mücadelesini aşmış veya aşma aşamasında olduğunu gösterir. İnsanlar üzerinden yorum yapmak tabi ki haddimize değil fakat zaten insanlar bir şey düşünürken, bir şey ortaya koyarken; gördüğü, yaşanmışlıkları yani kendisini göz önünde bulundurarak ortaya koyar ve büyüdükçe anlar ki bu sadece kendisine has değil, bunun çok hakiki bir insani durum olduğunu görür. Kalabalıkta insanları izler ve izlerken görür ki izleyen başkaları da var, bunları düşünen, bunları yaşayan başkaları da var. Benim tek farkım; ben daha dikkatli izledim ve yazdım.
Günümüzde insanlar birbirine o kadar benzedi ki benzerlik değil fark arıyoruz. Umarım insanların sessizlik diileri birbirine benzemez, hep böyle zor kalır ve hep insanın trunsol kağıdı olarak kalır çünkü çoğu zaman anlaşılamayıp kalabalığın içindeki kendi yalnızlığımızda dinlenmemiz gerekli.
-Anstoak
https://open.spotify.com/track/1vCQh5mhY6ZnQUjCmkVLLk?si=boWEmzBhToSQEBWZLKoSBA
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
Zaman Tüm Beyinlerin Ortak Zihnidir
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar




Yorumlar
Yorum Gönder