Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

ZAMAN ZAMAN HERKES KAYBOLDUĞUNU HİSSEDER




ZAMAN ZAMAN HERKES KAYBOLDUĞUNU HİSSEDER


    Kaybolmak ne demek?

 "kaybolmak" kelimesinin sözlük anlamı görünür olmaktan çıkmak görünmez olmak anlamına gelir.

 Peki sözlük anlamının dışında başka nerede kullanıyoruz, bir insan kaybolduğunu nasıl hissedebilir, bu kaybolmaktan kasıt bir yerden bir yere giderken gideceğin yeri bilmeyerek yolu karıştırınca kullandığımız kaybolmak mı?

 Hayır cümlede kaybolduğunu hissetmekten bahsediyor. "Doğru yol" kavramı da burada çıkıyordur belki. Fakat bu doğru ya da bir yerden bir yere giderken yolun doğru olması değil. "Doğru yolu bulmak" deriz bazen .Doğru yolu bulamıyorum doğru yol nerede diye düşünürüz.

 Bunları düşünmemizin sebebi ne, peki bir insan bu cümleleri ne için kullanır?


Elbette kaybolmuş hissettiği için. Düşüncelerimiz yaşadıklarımız hissettiklerimiz yoluna girmediğinde kaybolmuş hissederiz. Bir durum karşısında yaptığımız ilk şey çoğu zaman düşünmek olur. Fakat bazen düşüncelerimiz bile bir durum haline gelir. Düşüncelerimiz durum haline geldiğinde düşünürken kayboluruz. Aslında bakarsanız bende "kaybolmak" kelimesini en çok bu anlamda kullanıyorum. Bilmediğim yollara girmeyi sevmem aslında ancak düşüncelerim için aynı şeyi söyleyemem.



 Düşünmeyi çok severim ama bazen can sıkıcı olabiliyor. Can sıkmasından ziyade kelimenin tam anlamıyla "kayboluyor" insan. 

Kaybolmak nasıl olur, düşünerek nasıl kayboluruz?

 Belirsizlikler, karışıklıklar vb. Bu durumlar sizi büyük bir kargaşaya sokar ancak düşünce kargaşasına sokar. 

Belki de akıl hastalıkları "kaybolmaktan" çıkıyordur. Çok düşünmek bir yerden sonra insanın önüne bir sürü kapı çıkarıyor. Bu kapılar insanı belirsizliğe belirsizlik ise kaybolmaya sürüklüyor.


Büyüdüğüm şehir sanki hiçbir zaman gelmediğim şehirlerden birine dönmüştü kaybolmuş hissediyordum adım gibi bildiğim sokaklar bana yabancıydı. Ben mi yanlış yerdeydim yoksa altımda duran şehir mi?


-Vega

Yorumlar

Popüler Yayınlar