Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

TRAJİK KOMİK FİLM


     Kendi hayatımı en ön sıradan izliyor gibiyim. Gülüyorum çünkü çok zevkli. Hiçbir sebep yokken gülüyorum. Etrafındaki insanlar uyarıyor beni. İşaret parmaklarını sus çizgilerine götürüp sessiz olmamı söylemeye çalışıyorlar. “Neden susayım, neden sessiz olayım? Hayatımın acınası komikliği beni güldürüyor, bırakın güleyim.” Diyemiyorum tabii. Önüme dönüyorum, gülmeyi bırakıyorum. Ancak bir süreliğine. Hayatımın acınası gerçekleri yine güldürüyor beni. Fakat bu sefer kimse uyarmıyor beni. Etrafıma bakıyorum, az önce beni uyaran herkes katıla katıla gülüyor. Gerçekten mutlu oldukları yüzlerinden okunuyor.

     Tekrar dönüyorum önüme, rahat rahat gülüyorum. Hatta o kadar çok gülüyorum ki gözüm yaşarıyor. Gözümden yaşlar akıyor.

     Sanırım artık gülmüyorum. Tekrar etrafıma bakıyorum ve fark ediyorum ki salondaki tüm insanlar hayatımda olan insanlar. Filmde onlar da var. Hayatımı nasıl kararttıklarını izlemeye gelmişler. Hep öyle olur. İnsanlar yapar ve sonra izler.

    Film bitiyor. Salon bir-iki dakikaya boşalıyor. Bir tek ben varım. Çıkmak istiyorum ama yapamam. Bu benim filmim, ben bu salona mahkumum.

                         ___

 

         Eğer biraz daha mutlu olmak istiyorsanız, salonunuzu daha yaşanılabilir kılın. Salona herkesin girmesine izin vermeyin; filminizi dikkatli izleyin, aynı hataları yapmamaya özen gösterin. Yapamadığınız ve toplum tarafından saçma olarak adlandırılan her şeyi yapın. Yağmurda dans edin, ormanda yalın ayak deli gibi koşun, yüksek bir yere çıkıp gücünüzün yettiği kadar bağırın. Çünkü sadece bir salonunuz olacak ve sadece sizin filmleriniz oynayacak. Bazen salonun karanlığı ve aşırı yüksek ses sizi korkutacak. Filmi izlerken kendinizi tanıyamayacaksınız, kaybolmuş hissedecek, çaresizlik bataklığına batacak ve bitkin hissedeceksiniz. Bunlar olacak.

        Karanlığı kendi ışığınız ile yarın, sesi şarkı söyleyerek bastırın, kendinizi tanımaktan korkmayın; farklı yönleriniz ile barışık olun. Kaybolmaktan korkmayın, amacınız yolunuzu bulmak olsun, çaresiz hissettiğinizde çabalamayı biraz olsun bırakıp kendiniz ile baş başa kalın ve bitik bir durumda olduğunuzda biraz dinlenin

     Ve unutmayalım ki gülmek ve ağlamak iç içe geçmiş kavramlardır. Bu ikisini ayırt etmemiz çok önemli.

 

                       ___

 

   Tamamen çaresiz durumdayım

Tamamen...

Tamamen çaresiz bir durumdaydım.

Tamamen...

Tamamen ölü bir durumdaydım.

   

  Bitik hissediyorum çünkü nereye vardığı, sonucunun ne olduğu belli olmayan hayat beni yoruyor. Bitiriyor.

 

    Kayıp hissediyorum çünkü nerede olduğumu bilmiyordum. Kendimi kayıp hissediyorum, en çok ta kendime karşı…

 

    Çaresiz hissediyorum çünkü ne yapacağımı, nasıl yapacağımı, nereye gideceğimi, nasıl gideceğimi, nereden geldiğimi bilmemek, kendimi tanıyamamak beni korkutuyor.

 

  Ölü gibi hissediyorum çünkü...çünkü gerçekten var mıyım emin olamıyorum. Bir bilinmezliğin içindeyim, bir hiçliğin içindeyim…

 

      Kendi hayatımı en ön sıradan izliyorum gibi geliyor.

 

    Gülüyorum, çünkü çok zevkli. Hiçbir sebep yokken gülmek. Çoğu zaman zorlanıyorum gülerken. İyiyim. Gülüyorum.

 

    Ama mutlu değilim.

- Solita


Yorumlar

Popüler Yayınlar