Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
NANKÖR VE İLERİ
Nankörlük, uzak tutulmaya çalışıldığımız bir kavramdır.
Hayatımızdan nankör insanları çıkarmamız söylenir. Nankörlük etmenin kötü olduğu
söylenir. En çok da nankör bir kişilik olarak yetişmemizden korkarlar. Bunun
yerine minnet dolu ve bize verilenlere şükrederek yaşamamız tavsiye edilir.
Toplumunun yarattığı ahlak kuralları dolayısıyla buna zorlanırız çünkü doğrusunun
bu olduğu algısıyla yetişiriz. Halen daha öyle düşünenler olabilir, ki tamamen
de yanlış değil. Fakat her şeyde olduğu gibi şükretmenin de fazlasının sonuçları
iyi değildir.
Hayatındaki her şeye, sahip olduklarına, yaşanan
gelişmelere, çevresindeki insanlara fazlasıyla şükreden bir şahsiyet,
gelişimden uzak ve cahilliğe daha yakındır. İnsanoğlu, ilk çağlardan beri
gelişimini, elindekiyle yetinmeme huyuyla başarmıştır. Eğer ki 1900'lerde,
teknolojinin insan hayatını yeterince kolaylaştırdığı, daha fazlasına gerek
olmadığı, elimizdeki imkanlarla şükretmek gerektiği savunulsa ve uygulansaydı,
günümüz teknolojisine asla ulaşamazdık. Belli bir doyuma ulaşmış insanların
yeni şeyler elde etmek için çabalama arzuları yoktur. Yeni bir şeyler kazanma
arzusu olmayan insan çabalamaz, bu nedenle de kendine hiçbir şey katamaz.
Kendini gelişime kapatır, kişisel olarak ilerleyişinin önüne geçer.
"Minnet" ve "Şükretmek" arasındaki ince çizgiyi de ayırmak
gerekir. Sarf ettiğimiz çaba sonucu ulaştığımız başarıya minnet etmeliyiz.
Lakin "Bu benim için yeterli. Şükretmeli ve daha fazlasını isteyerek nankörlük
etmemeliyim." Düşüncesi bizim elimizden daha iyisi olmayı, daha iyisini
başarmayı, kişisel olarak gelişmemizi engeller. Evet, nankörlük etmeliyiz.
Bizim ve bizim hayatımız için iyi olan şeylere neden daha fazlasını eklemekten
çekinelim ki? Neden daha mutlu, daha başarılı, daha iyi olmayalım? Şükretmek
başarıyla dengelendiğinde bizi mutluluğa taşır. Dengeler bozulduğunda ise
şükretmek başarılarımızın ve başaracaklarımızın önüne geçer. Kendimize iyilik
yapmaktan vazgeçtiğimiz an, varsa hayattaki ehemmi amacımız da bizden vazgeçer.
Ne zaman ki şükretmenin dozunu kaçırır ve gelişim için savaşmayı bırakırsak,
kendimizden sonra gelecek olan nesillere ihanet ederiz. Dört duvarlı, minik çatılı,
iki odalı bir eve de şükredebiliriz. Ya da biraz nankör olup daha iyi bir yaşam
standartlarına sahip bir eve sahip olmak adına çabalayabiliriz. Çalıştığımız
şirketteki departmanımıza şükredebiliriz veya daha çok çalışıp terfi kazanırız.
Okuduğumuz kitaplara şükretmek yerine daha çok kitap okuyup kendimizi daha çok
geliştirebiliriz. Teknolojiye şükretmektense onu geliştirip daha bir çok çözümü
bulunmayan hastalığın tedavisini bulabiliriz. Şükretmek hayatta naçizane
amaçları olan insanların belli bir noktadan sonra kendilerini ileri taşıyacak
gücü yitirdiklerinde değerlerini kaybetmemek adına yücelttikleri bir kavramdır.
Akıllı insanlar şükretmez, bilgiye aç insanlar şükretmez. Aç ve nankörlerdir.
Elindeki bir avuç buğdaya şükreden çiftçi değildir bizi ileri taşıyan.
"Bu
da her şeyde bir kusur buluyor, mükemmel olmasına gerek yok ki." Diyip,
"Nankör." Diye kınadıkları liderdir. Şükretmeyi ne kadar yüceltirsek,
sahip olmadığımız her başarıyı kaybetmeye o kadar yaklaşırız. Şükretseydik daha
iyisine ulaşma arzusuyla bu kadar yormazdık kendimizi. Belki de biraz
şükretseydik savaşlar olmazdı. Şükretmemiz gereken tek anlardı belki de. Ancak
nankörlükle yıktığımız her medeniyet bir yenisinin kurulmasını sağladı.
Nankörlük günümüzde kötü, şükretmek ise iyi bir kavram olarak bilinir lakin
nankörlükle iyi şeyleri elde ederken, şükretmek bize geleceğimizi kaybettirir.
- Kay Snyder
![]() |
| https://open.spotify.com/track/7xQEJvfHTB6IOFSVyKIc4Q?si=83593a13c5894b69 |
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
Zaman Tüm Beyinlerin Ortak Zihnidir
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar




Yorumlar
Yorum Gönder