Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

BAĞIMSIZLIĞIN ZAFERİ

 

BAĞIMSIZLIĞIN ZAFERİ 

 

30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en parlak sayfalarından biridir. Bu bayram, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında, Türk ordusunun işgalci Yunan kuvvetlerini Anadolu’dan atmaya karar verdiği ve bu kararı büyük bir zaferle taçlandırdığı gündür. Bu bayram, Türk topraklarının kurtuluşu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için atılan en önemli adımdır. Bu bayram, Türk milletinin vatan sevgisi, kahramanlık, fedakarlık ve inanç dolu ruhunu yansıtan bir bayramdır. 

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın anlam ve önemi, sadece tarihi bir olay olarak değil, aynı zamanda geleceğe ışık tutan bir örnek olarak da değerlendirilmelidir. Bu bayram, Türk milletinin zorluklar karşısında nasıl birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğini, nasıl imkansız denileni başardığını, nasıl dünyaya örnek bir mücadele verdiğini göstermektedir. Bu bayram, Türk milletinin her zaman hür ve bağımsız yaşama iradesine sahip olduğunu, bu uğurda her türlü fedakarlığı yapabileceğini, hiçbir gücün bu iradeyi kıramayacağını kanıtlamaktadır.

Umutsuz durumlar yoktur.
Umutsuz insanlar vardır.
Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.
-Mustafa Kemal Atatürk

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın anlam ve önemi, bugün de yarın da unutulmaması gereken bir mirastır. Bu miras, bize atalarımızın ne kadar büyük işler başardığını hatırlatırken, aynı zamanda bizden de onların izinden gitmemizi, onların emanetine sahip çıkmamızı, onların değerlerine bağlı kalmamızı ister. Bu miras, bize vatanımızın ne kadar kutsal olduğunu, milletimizin ne kadar güçlü olduğunu, cumhuriyetimizin ne kadar değerli olduğunu öğretir. Bu miras, bize millî birlik ve beraberliğimizi korumamızı, millî egemenliğimizi savunmamızı, millî çıkarlarımızı gözetmemizi tavsiye eder. 

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın anlam ve önemi, bize şunu söyler: Biz Türk milletiyiz. Biz büyük bir milletiz. Biz tarihe damga vuran bir milletiz. Biz zaferlerle dolu bir milletiz. Biz her zaman zaferlerle dolu olacak bir milletiz. Biz 30 Ağustos’ta ne yaptıysak bugün de yarın da yapabiliriz. Biz 30 Ağustos’ta nasıl zafer kazandıysak bugün de yarın da zafer kazanabiliriz. Biz 30 Ağustos’ta nasıl tarih yazdıysak bugün de yarın da tarih yazabiliriz. 




Dostluğun Zaferi:

Kurtuluş Savaşı hiç şüphesiz tarihin en büyük bağımsızlık mücadelelerinden biridir. Bunca imkansızlık ve umutsuzluk içine düşmüş ve Osmanlı egemenliği altında yıllarca taşralı gözüyle aşağılanmış bir halkın kendi makus talihini yenmesi ve gerici Orta Doğu coğrafyasında Avrupalı devletlerin sözde medeniyetlerini geride bırakan modern Türkiye'nin kurulması okullarda anlatıldığı gibi kolay değildir. 

 


''Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar!'' 

-Mehmet Akif Ersoy

İşte tam olarak böyle zorlu bir zamanda yarımda yetişen bir yoldaş, doğunun dev gücü, genç ve umutlu bir ülke olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), Türk halklarının yardımına yetişti. Emperyalizme karşı birlik olan bu iki devlet modern Türkiye'nin kurulmasından sonra, Atatürk'ün vefatına kadar dostluğunu sürdürdü.

“Türk-Sovyet dostluğu Misakımillî’nin bir parçasıdır.” 

-Mustafa Kemal Atatürk

Sovyetler Birliği, Ankara Hükümeti'nin anti-emperyalist mücadelesine hem maddi hem de manevi destek vermiştir. Her ne kadar Atatürk ve teorisyeni olduğu Atatürkçülük fikri tam anlamıyla komünist ideolojiden etkilenmese de altı okun net olarak sosyalist görüşten ve milliyetçilik ilkesinin aynı Lenin'in ''Sovyet ulusu'' anlayışında olduğu gibi ''Türk ulusu'' kavramını esas alması gibi olgular, ideolojik benzerlikler ve ortak çıkarlar doğrultusunda iki ülkenin dayanışma içerisinde olması umut vericiydi.



''Bizim Ruslarla olan ilişkimizde esas olarak kapitalizm aleyhine yani komünizm temellerinin kurulmasına temas dahi edilmemiştir. Kimse bize görüşebilmek için ‘Komünist olunuz.’ veya ‘Komünist olmaya mecbursunuz.’ demediği gibi, ‘Sizinle dost olabilmek için komünist olmaya karar verdik.’ dememişizdir.'' 

-Mustafa Kemal Atatürk

Bu dönemde Sovyetler Birliğinin Ankara Hükümeti'ne ve Kuvâyımilliye'ye yapılan maddi destekler:

Sovyetlerin bu süre zarfında verdiği altın ruble yardımı toplamda 17.500.000 rubleyi bulmuştur.

“Mustafa Kemal Paşa tabii ki sosyalist değildir. Ama görülüyor ki iyi bir teşkilatçı. Kabiliyetli bir lider, milli burjuva ihtilalini idare ediyor. İlerici, akıllı bir devlet adamı. Bizim sosyalist inkılabımızın önemini anlamış olup, Sovyet Rusya’ya karşı olumlu davranıyor. O, istilacılara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına, padişahı da yardakçılarıyla birlikte silip süpüreceğine inanıyorum. Halkın ona inandığını söylüyorlar. Ona, yani Türk halkına yardım etmemiz gerekiyor. İşte sizin işiniz budur. Türk hükümetine, Türk halkına saygı gösteriniz. Büyüklük taslamayınız. Onların işlerine karışmayınız.” 

-Vladimir İlyiç Lenin

Yani her ne kadar bize okullarda bu yardımların yapıldığı söylenmese ve sanki çok büyük bir marifetmiş gibi emperyalist İtalyan ve Fransız birliklerinin silahlarını bırakıp gitmesi bir yardımmış gibi anlatılsa da gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. 


Özgürlük Savaşçıları
Kuvâyımilliye:


Kuvâyımilliye birlikleri her ne kadar düzenli ve tek merkezden yönetilen bir ordu olmasa da amaçları ve istekleri aynı olan yurttaşların yöresel silahlı direnişidir. Daha sonraları düzenli birliklere geçilmesiyle ve mühimmat desteğiyle daha sistemli olan ordu net ve tartışmaya kapalı zaferlerle Türkiye'nin bağımsızlığına giden yoldaki ulusal güçlerdir.


Mustafa Kemal Atatürk, Kuvâyımilliye Direnişini şöyle açıklıyor: 

''Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askerî bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, ulusun ve devletin bağımsızlığını koruyacak kuvvetlere emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle, devlet ve ulusun araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da. Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, 'ordu' adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu. İşte bunun içindir ki yurdu savunmak ve korumak olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya, ulusun kendisine kalıyor. Buna Kuvâyımilliye diyoruz...''

Ana Vatandan Dünyaya Bağımsızlık Mücadelesi: 

Anadolu'dan tüm dünyaya bağımsızlığın ve her ulusun kendi kaderi için savaşması fikri yayılmaya başladı. Tarihsel açıdan Kurtuluş Savaşı, dünyada pek çok ülkenin bağımsızlık mücadelesinde örnek aldığı bir mücadeledir. 

Atatürk'ün liderlik özellikleri, devrimleri, kitleleri peşinden götürmesi ve bağımsızlık karakteri Atatürk'ün uluslararası bir devrimci ve lider olduğunu kanıtlar nitelik taşır.

''Atatürk bir yıldızdı, kaydı ve tesadüfen ülkenize düştü. Bu yüzden çok şanslısınız. Yıllarca onu örnek almaya çalıştım. Maalesef çeyreği kadar olamadım. Meğerse ne zor şeymiş Atatürk olabilmek. Sakın unutmayın, o ölümünden sonra bile ülkesini yönetebilen tek liderdir. Ne üzücüdür ki Atatürk'ün yarattığı imkanlarla hür bir yaşam sürmesine rağmen halen onun önemini kavrayamamış bilinçsiz bir halk kitlesi var.'' 

-Fidel Castro

Çin Halk Cumhuriyeti’nde “Yakınçağ ve Çağdaş Dünya Tarihi ” adlı ders için lise öğrencileri için hazırlanan kitaptaki 4 sayfalık “Yeni Türkiye’nin Kurucusu Kemal” başlıklı bölümde Atatürk’ün hayatına kısaca yer verilmiştir. Kitap Atatürk’ün hayatının yanında dünya tarihindeki diğer önemli karakterleri de içermektedir.

Kısacası Türkiye'nin makus talihini kırması ve bunca emperyalist güce karşı ulusunun bağımsızlığı için savaşması, kayıplar vermesi, imkansızlıklara ve bunca umutsuzluğa rağmen işgale göğüs gererek Türkiye'yi kurması dünyada ses getirmiş ve diğer halkların kurtuluşu için örnek teşkil etmiştir.

Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı, uluslararası alanda büyük bir yankı uyandırmasının ve Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin zaferle sonuçlanmasını sağlayan bir destanıdır. Kurtuluş Savaşı, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasından kurtulduğu, modern bir ulus-devletin kurulduğu ve evrensel değerleri benimsediği bir dönüm noktasıdır. 

Kurtuluş Savaşı, 1919-1922 yılları arasında Türk milletinin işgal altındaki vatanını savunmak için verdiği millî bir savaştır. Bu savaşta Türk milleti, emperyalist güçlere karşı büyük bir kahramanlık göstermiş, yokluk ve yoksulluk içinde mücadele etmiş, vatanını canı pahasına korumuştur. Bu savaşta Türk milleti, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurmuş, millî iradeyi temsil eden bir hükümet oluşturmuş ve ulusal egemenliği ilan etmiştir. 

Kurtuluş Savaşı’nın sonucunda Türkiye, Lozan Antlaşması’nı imzalamıştır. Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde Türkiye ile Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz ve Yugoslavya arasında imzalanmıştır. Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin egemenliği uluslararası bir güç olarak tanınmış, Sevr Antlaşması ile kaybettiği toprakların çoğunu geri almış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarından kurtulmuştur. Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olarak kabul edilir. 

Kurtuluş Savaşı ve Lozan Antlaşması ile Türkiye, dünyaya örnek olmuştur. Türkiye, emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesiyle diğer sömürge halklarına ilham kaynağı olmuştur. Türkiye, modern bir ulus-devletin kurulmasıyla demokrasiye geçiş sürecini başlatmıştır. Türkiye, evrensel değerleri benimseyerek çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı hedeflemiştir. 

Kısacası, Kurtuluş Savaşı ve Lozan Antlaşması, Türkiye tarihinin akışını değiştiren önemli olaylardır. Bu olaylar sayesinde Türkiye, uluslararası alanda saygın ve güçlü bir devlet olarak yerini almıştır. 

Bu yazıları okuyan herkes, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu ve heyecanını hissetmelidir. Bu yazılar, Türk milletinin tarihte nasıl büyük işler başardığını, nasıl zorlukların üstesinden geldiğini, nasıl dünyaya örnek olduğunu anlatmaktadır. Bu yazılar, Türk milletinin vatanına, milletine, cumhuriyetine ve değerlerine ne kadar bağlı olduğunu, ne kadar gururlu olduğunu, ne kadar onurlu olduğunu göstermektedir. Bu yazılar, Türk milletinin her zaman zaferlerle dolu bir millet olduğunu ve olmaya devam edeceğini ifade etmektedir. 

Bu yazıları okuyan herkes, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın kutlamasını yaparken, aynı zamanda bu bayramın anlamını da hatırlamalıdır. Bu bayramın anlamı, vatanımızın kurtuluşu ve cumhuriyetimizin kuruluşudur. Bu bayramın anlamı, atalarımızın bize bıraktığı mirasa sahip çıkmak ve onların emanetine layık olmaktır. Bu bayramın anlamı, millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, millî egemenliğimizi savunmak ve millî çıkarlarımızı gözetmektir. 

Bu yazıları okuyan herkes, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu yüreğinde taşımalıdır. Bu coşku, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük aşkının bir yansımasıdır. Bu coşku, Türk milletinin kahramanlık ve fedakarlık ruhunun bir göstergesidir. Bu coşku, Türk milletinin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefinin bir ifadesidir. 


Bu duygu ve düşüncelerle Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Tüm Kahramanlarımızı Saygı ve minnetle anıyoruz.  Unutturmaya, tarihi karalamaya çalışanlara inat Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. 30 Ağustos Zafer Bayramını coşkuyla kutlamaya ant içiyorum. 
 
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ  KUTLU OLSUN!

- Kızıl Emir 

Красный Орден

- Eden Everhard


 

https://youtu.be/j_FCZ3VaygQ?si=Ozw90Wy1UhyJr_gx

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar