Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

YAŞAMADIM AMA BEKLİYORUM


YAŞAMADIM AMA BEKLİYORUM



  Dört dörtlük bir gün nedir?

  Bu sorunun cevabı herkes için farklıdır. Kimine göre huzur, kimine göre hissetmek, kimine göre mutluluk, kimine göre öyle bir gün mümkün değil. Kimine göre sorunsuz geçen bir yirmi dört saat…

Aslına bakarsanız “dört dörtlük bir gün” ile ilgili yazı yazmak okuduğum bir kitabın arka kapağında yer alan bir diyalog şeklindeydi.

Bir karakter diğerine:
“Sence dört dörtlük bir gün mümkün müdür?” diye sorar.
Diğer karakter ise
“Henüz yaşamadım ama bekliyorum.” diye yanıt verir.
Bu diyalog açıkcası dikkatimi çekti ve bunun üzerine bir yazı fikri oluştu. Aslında bence hepimiz bunu bekliyoruz. Elbette hepimizin dört dörtlük günden farklı beklentileri var. Başta verdiğim örnekler gibi…

Dört dörtlük bir gün gerçekten mümkün mü? Bu kavramın altında yatan sorunlar, zorluklar ve imkansızlıklar nelerdir? Öncelikle gündelik hayatımızda karşılaştığımız sorunlardan bahsedelim. Ebeveyn kavgasına şahit olmak, bir sınav notunla ilgili hayal kırıklığına uğramak, beklemediğin birinden yanlış bir hareket görmek, değer verdiğin biri ile tartışma yaşanması, sevgiliden ayrılmak, bir yakınının vefatı, vücudunu bir yere çarparak canının yanması, hastalanmak… Bunlar olmadan bir gün dört dörtlük bir gün olur mu? “Sorunsuz” kavramında kastedilmek istenen bunlar mı? Gündelik hayatımızda sorunlarımızdan uzaklaştığımızda genel sorunlarımız da ortadan kalkmış olacak mı? Bana sorarsanız en genel sorun "düşünmek"tir. Düşünmeden bir gün geçirmem bence pek de mümkün değil ve düşünmek bir yerden sonra başlı başına bir sorun haline geliyor. Bir olaya tanık olduktan sonra bile “Bu neden böyle” diye düşünen insanlar var. Toplum olarak haddimize olmayan konuları, insanları bile olay haline getiriyoruz. Kafamızda yer edindirerek kendimize de bir nebze sorun çıkarmış oluyoruz. Aslına bakarsanız bence de dört dörtlük bir gün mümkün değil.

Peki insanın hayatında dört dörtlük gün olmalı mı? Bu soruya şöyle cevap vermek istiyorum. Tanıştığım bir felsefe hocası şu soruyu yöneltmişti: Yarın sabah sihirbaz olarak uyansanız ikinci gün ne yaparsınız? (İntihar edersiniz.) Düşünsenize gerçekten de öyle ilk gün yapılabilecek her şeyi yapardınız ne istiyorsanız elde ederdiniz. İkinci güne yapacak hiçbir şey kalmazdı. Aslında dört dörtlük günden bahsettiğimiz ne ise onu yirmi dört saat yaşamak iyi gelebilir; lakin bu süreklilik kazanırsa iyi bir sonuç vereceğini düşünmüyorum. Bazen sorunlarımızla varız bu hayatta, sorunlarımızla yaşıyoruz, onlara çözüm üreterek veya çözüm düşünerek geçiriyoruz günlerimizi.

Dört dörtlük bir gün, hayatın bize sunduğu küçük mutluluklarda gizlidir.

- Tolstoy

Dört dörtlük bir gün benim için ne anlama geliyor? Bana soracak olursanız önce kitapta geçen örnekten devam etmek istiyorum. “Sorunsuz bir gün” insanların gündelik hayattaki sorunları düşüncelerse ebeveyn kavgasına şahit olmak, bir sınav notunla ilgili hayal kırıklığına uğramak, beklemediğin birinden yanlış bir hareket görmek, değer verdiğin biri ile tartışma yaşanması, sevgiliden ayrılmak, bir yakınının vefatı, vücudunu bir yere çarparak canının yanması, hastalanmak… Bunlar olmadan bir gün dört dörtlük bir gün olur mu?
Bana sorarsanız ben huzur derdim. Benim huzurdan beklentim bir nebze de mutluluk aslında, rahat bir nefes alabilmek. Belki mümkün değil ama hiçbir şey düşünmeden bir gün geçirmek benim için dört dörtlük bir gün olabilir? Peki sizin için dört dörtlük bir gün nedir veya mümkün müdür?

 Dört dörtlük bir gün, her şeyin yolunda gittiği değil, her şeye rağmen mutlu olduğumuz gündür.

-Mevlana

İnsanoğlu olarak elde ettiğimiz edeceğimiz her şeyin çaba sarf etmeden elimize ulaşmasını istiyoruz. Çaba kelimesinin sözlük anlamı herhangi bir işin yapılmasında ortaya koyulan gayret, güç ve efor. Millet olarak güç ve efor sarf etme konusunda maalesef çok cimriyiz. Belki de dört dörtlük gün çabasızca elde edilen her şey olarak da nitelendirilebilir. Çaba olmadan da neredeyse hiçbir şey elde edilmediğine göre dört dörtlük bir gün de pek mümkün görünmüyor…
Memnuniyet çabada yatar, başarıda değil. Tam çaba tam zaferdir.

-Vega

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar