Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

YAŞLI MATHEMA

YAŞLI MATHEMA


  Matematik, milattan önce 3000-2000 yılları arası Mısır ve Mezopotamya'da ortaya çıkan ve o zamandan beri var olan (Keşif veya icat demeyeceğim çünkü o ayrı bir konu) bilimin değerli dili. Biz, modernleşmiş hayatın tembel  hayvanları bilime ve bilimin diline karşı ne kadar da etkisiziz. Gözünüzün önünde canlandırmanızı istiyorum. İlk yüzyıllarda Öklid (MÖ 330-275), Pisagor (570-495), Harezmi (MS 780-850, veya Arşimetin (MÖ 287-212) ilk çalışmalarını yaptıkları zaman duydukları duygu ve yaşamı değiştirmeleri olağanüstü bir şeydi fakat üzücü olan şey yaşam kolaylaştıkça bu önemli işlerin artık çok basit görülmesi. 


Eski dönemlerdeki insanlara 21.Yüzyıl sorulsaydı büyük ihtimalle daha çok üretimin olduğunu düşünürlerdi. Öklid teoreminin sadece sorularda değil de yaşamı geliştirmek için kullandığımızı düşünürlerdi fakat biz modern çağdaki insanlar yalnızca tüketiyoruz. Muhakak merak uyandırmıştır (Matematiği nasıl daha farklı kullanabilirdik veya matematik problemleri ile nasıl daha refah yaşayabilirdik?) İşte sorun da bu, bu sorulara verecek somut bir cevap elimizde yok. Bu soruları da zaten yapmadığımız, yapamadığımız için soruyoruz öyle değil mi? Adeta bizden başka nesiller gelmeyecekmiş gibi fikir üretmeyi bile bıraktık resmen.

Aslında matematiğin Antik Mısır'da ve Mezopotamya'da ortaya çıkmasının sebebi bir medeniyet kurmak ve o medeniyeti zenginliğe ve refaha ulaştırmaktı yani kısaca bir ihtiyaç ancak daha sonraları Antik Yunan'da matematiğin, canlı biliminin ve tabii felsefenin; hayatı, doğayı, hakikati, evreni ve insanı anlamaya yönelik kullanılması insan medeniyetini iyi-kötü bir yere getirdi. İyi veya kötü oluşu tartışılabilir ancak şu bir gerçek ki insan medeniyeti yalnızca maddi ve dünyevi ihtiyaçlarının peşinde koşsaydı bu noktaya gelemezdi. Somutluklar dünyasında matematik soyut bir uzay-zaman döngüsünü kavramak için kullanılır. Kısaca Mathema evrenin insan aklına indirgenmiş versiyonudur. Aslında Mathema hep vardı sadece biz onu keşfettik. Ancak günümüz dünyası ve toplumsal asalaklaşmanın etkisi olarak insanlar ve yetişen nesiller Mathema'ya angarya gözüyle bakıyor; genel açıdan eğitim sistemi ise meraka değil angaryaya yönelik bir yol çiziyor ki nesiller soyut bilimlerden uzaklaşıyor. 




Ahh! İnsanoğlu ne kadar da işe yaramaz ve koy vermiş bir hayvana dönüşüyorsun. Yukarıdaki soruları geri hatırlatmak istiyorum. (HOCAM Pİ SAYISI GÜNLÜK HAYATTA NEREDE KARŞIMIZA ÇIKACAK?) Biliyor musunuz çıkıp çıkmaması mühim değil mühim olan onu merak etmek sıkıcı tanımından ziyade ne zaman ve neden çıktığı ile ilgilenip belki de kimsenin merak etmediği bir detayı merak edip ortaya bir fikir koyabilmek önemli olan bu. Maalesef bu şekil düşünen kişi sayısı oldukça az. 

Peki, biz modern çağdaki insanlar bazı ünlü düşünürlerin yerine geçseydik ne olurdu? Mesela Harezmi yerine sıfırı biz bulsaydık daha etkin üretim yapar mıydık? 


Tahminimce yapardık çünkü matematiksel ifadeler çok eskiden bulundu veya icat edildi ve çoğu kişinin düşüncesi şu şekilde "Aman boş ver bilmem kaç yıl önceki iş ile benim ne işim olur" fakat günümüzde icra edilseydi belki daha olumlu tepkiler gelirdi. 

Günümüzde sezgicilik daha ağır basabilir miydi?

 Büyük ihtimalle herkes ayrı telden çalardı. Bilim, deney, vs. Evet, var ama bu dönemde oluşan bir Mathema'yı biz modern çağın asalaklaşan insanları bilimin dili olmaktan çıkarırdık. Yani kısacası farklı ihtimallerde de matematik gibi önemli bir konuda sınıfta kalıyoruz. Çalışma masamızda oturup çözdüğümüz denklem, bulduğumuz ''x'' ler siz nesiniz? sizinle başka hangi yolculuklara çıkılır? 

Bir çok cevaplayamadığım soru sordum isterdim ki cevapları olsun. Şuan cevapları yok diye ebediyen cevapsız kalacak diye bir şey yok. İnsanın merakı o kadar önemli ki sadece bir insanın merakı ve araştırması sunduğum her şeyi değiştirebilir. Etkisiz kalmayabiliriz neslimiz evrende büyük işler yapabilir. 



Yazıyı bir atasözü ile bitirmek istiyorum  "Bir deli kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramazmış" Deliler olarak akıllıları toplayıp bir matematik denklemi çözmelerini istemeliyiz.


-Anstoak


https://open.spotify.com/track/1Jmqubf9kGkWeYQXQKImL5?si=PYv7SQEyQbyKY0Sqhdjbgg

Yorumlar

Popüler Yayınlar