Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

Kıssadan Denemeler

 Kıssadan Denemeler



Tanrı Parçacıkları

Spinoza ve Stoacılar bizlerin tanrı parçacığı olduğunu düşünürler. Panenteizimle farklı olarak tanrı kozmosun parçası değil ta kendisidir. Stoalcıların aksine Spinoza  -belki de Yahudi olduğu için- hem tanrı tanımaz hem de imanlı olmuştur. Yaşadığı dönemde Yahudilere tanrının var olduğunu teist olduğunu fakat kozmosun ta kendisi olduğundan bahseder. Tanrıyı başka yerlerde aramanın saçma olduğunu söyler.

''En sonra Tanrı her şeyi bir irade hürlüğüyle ya da mutlak keyif ve hevesle değil, mutlak tabiatının yani sonsuz gücünün eseri olarak önceden gerektirmiştir. Fırsat düştükçe sırasıyla kanıtlamalarımın görülmesine engel olabilecek bütün peşin-hükümleri sileceğim; fakat birçok kimselerin, zihninde bazen bütün şeylerin zincirlenmesini açıkladığım sıraya göre kavramalarına engel olacak kadar daha birçok peşin-hükümler kaldığı için, onları burada hatırlatmak ve yeniden doğru aklın kantarıyla onları tartmak gerektiğine inandım.''

Spinoza -Etika-

Bunu öğrenen Yahudiler Spinoza'yı sırtından bıçaklarlar. Fakat Spinoza'yı öldüremezler.

Spinoza gözlük camı temizliği yaptığı dükkanında çok fazla cam tozu yutması nedeni ile hayatına veda eder.

Spinoza, Marrano kültüründen geliyordu bu dinleri sorgulayan bir kültürdür. İnsanlar tanrıyı dogma haline getirmişti Spinoza kendi tanrısını onlardan çekip kurtarmak için çok uğraşmıştı.

Bir alıntı ile bitirmek istiyorum.

"Gözün görebileceği her yöne

Diktiler kutsallarını

Hem de Tanrı'ları onlara kutsaldan

Hiç söz etmemişken.

Ve korktukları için

Pirüpak olmayanların

Yasaklayan emirden

Ayırdılar insanların

Ellerini el bileklerinden."

- Özgecan Şekerci



İntihar ve Marquez'in Felsefesi

Bir zamanlar intiharı düşünen birisiydim. Gerçi şuan da zaman zaman düşünürüm fakat eskisi kadar çok değil. İntihar düşüncesinden uzaklaştığım söylenebilir. Elbette ilaçların da etkisi oldu ama beni en çok etkileyen Marquez'in ''Kırmızı Pazartesi'' kitabıydı.

Şimdi size bir öğüt vereceğim fakat sıradan bir öğüt değil.

İntihar ederseniz bu kimsenin umurunda olmayacak.

Sarsıcı değil mi?

Çok sarsıcı hem de. Ben bunu biraz geç anladım fakat belki başkalarının erkenden farkına varmasını sağlayabilirim.

''Kader bizleri görünmez kılar.''

Marquez -Kırmızı Pazartesi-

Kırmızı Pazartesi ile bunun ne ilgisi var diye sorarsanız.

Kırmızı Pazartesi'de kitabın başında sonunu sonunda başını biliriz.

Yani Santiago Nasar'ın öldürüleceğini.

İntihar da bir bakıma böyledir. Yani sonunun nasıl olacağını bildiğiniz bir hayatı kendi elinizle bitirmek. Belki de bu insan iradesinin özgürlüğüdür ya da koşulların kölesi olmaktan dolayı ölüme giden ruhsal acıdır.



Cadmus

Κάδμος


Yorumlar

Popüler Yayınlar