Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kayıp Ruhlar Diyarı

"Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var. Ve fikirler kurşun geçirmez."   — V for Vendetta Gittiler. En yücesi, en bilgesi, en cesuru… Hepsi gitti. Efsane dediklerimizin tadı, ölümün damağında kaldı. Bize de geriye sadece kemiklerinin karıştığı topraklar kaldı. Peki ya ruhları? İnsanlığa olan görevini tamamlayanların ve tamamlayamayanların, eğer hayata biraz daha tutunabilselerdi neler başarabileceklerini düşündüğümüz o ruhlar… Ruhun varlığı, Tanrı'nın varlığının ihtimaliyle eşdeğerdir. Her ikisi de inançla gerçekliğini korur. Ve biliyoruz ki inanç anlatılmaz; onu açıklamaya çalıştığımızda kelimeler ağzımızda düğümlenir. Ancak sözcüklere dökemediklerimiz hislerimizde yaşamaya devam eder. Kazanılmak için çok geç kalınmış anlar, çürümüş fırsatlar ve gitmiş insanlar… Tüm bu kayıplar, bize hissettirir. Öfke, korku, hüzün, ızdırap ve çaresizlikle yıkanırız. Hâlâ üzerimizden damlayan bu duygularla, yeni doğmuş kadar çıplak ve savunması...

Şiirin Sesi

''Tıp, hukuk, bankacılık -bunlar hayatı sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!''

N. H. Kleinbaum -Ölü Ozanlar Derneği-



 

 
 
 SÜVEYDALAR KALIR AŞKTA

Ruhumun kaybolduğu ufuklarda, bana bir sır fısılda deseler,

Ve adın olsa dudaklarımdan şiir misali akan.

Giderse eğer bir gün ellerin ellerimden, haber etmesinler.

Yoksa gam dolar yokluğuna, ağlarım yorulmadan.


Can veren kan bile zalim, damarda durmuyor,

Sen geceye ait bir ayselken bende nasıl durasın?

Her şeye rağmen cüret etme demeye bana bitiyor.

Beddualara tutulmuşken ben, sen varlığıma edilen duasın.


Ellerimde al deryalar, yine kıramadım güllerindeki dikeni.

Yüreğimde soldu filizlerin, yine ekemedim sensizliği kalbe.

Artık bize ait olmayan bir dünyada yaşamayı sana öğrettiği gibi,

Tanrı şafakta belirene dek bekledim hayat bana da öğretsin diye.


Sen her kördüğümüm, kader çoktan çözdü serimi.

Bundan sonrası yok, son perdem sensiz mi oyunda?

Sustursaydın kederimle dolmuş yakaran gözlerimi,

Kaçarken arkana, bir zamanlar senin olana bakıp da.


Mürekkebi dağılmış, tuz kokan bir mektubum okunmamış.

Senden kalan son şey olan dert, pusuda sensiz sokaklarda.

Artık benden gittiğini sansan da süveydayım sende kalmış.

İşlenmiş en ağır günah da olsan asarım seni boynuma.

- Kay Snyder





Tanrının Yüzü

Tanrının yüzünü gördüm dostlar

İnanın bana ki gördüm yakından

Gözlerimin içine baktı, süzdü ruhumu

Ve o gözleri, o yüzü ve varoluşu

Delicesine terör ve vahşet doluydu


Tanrının yüzünü gördüm dostlar

Kapanmamış çirkin yaralarla doluydu

Psikopatlık fışkırıyordu bakışlarından

Ve saklamıyordu, belli ediyordu

Keyif alıyordu yaptıklarından

Savaşlardan, bombalardan, soykırımlardan


Tanrının yüzünü gördüm dostlar

Belirdi karşımda hayatın en büyük ironisi

Sonsuz ateşte yanacağımın garantisi

Çünkü tanrı gayet de var, hatta kendisi;

Aydınlığın değil kötülüğün efendisi

- Şibumi





 
 

Seni Gördüğüm Zaman

 Seni gördüğüm zaman,

Zamanlar damlar ambarsız köylere

Yanık tenli Memed,

 Takvime bakar avucundan

Sarı kanlı başaklar , sarı terli çocuklar

Ve bir baş uçucu kitabı,

Sarıya yakın kağıtlar..

Sanayi felaketine selam çakanlar

Macron’ dan 1 asır önce de sevmeyenler

Fransa’yı ve meşhur halkını.

Tuhaf, ben yalnız  o ara sevdim.

Kır çiçeklerinin tadı gibi,

Tarağında bir girdap.

 

Seni gördüğüm zaman,

 Mevsimsiz göçler var mıydı diye düşünürüm

Ölümden başka

Yani bir köpekbalığı havada

Ve oldukça  dost canlısı.

Geçiriyor günlerini Nâzım okuyarak.

 

Seni gördüğüm zaman,

Sen de kendini görürsün gözbebeklerimde

Ve bir ayna niyetine de kullansan beni

Hiç gücüme gitmez  bu şey.

Sonuçta denizler olmasa

Gök, toprağı nasıl gözler.

Medcezir gecesi gök nasıl da ağlar, hatırla.

Kum taneleri nasıl da çıplak kesilir o akşam,

Ve bir çift göğüs bağırır uzaktan..

Ya sen ya ben,

Mavi nasıl ulaşır ellerine , nasıl öperim ellerini?

 

Aşk görmek değil midir başkasında kendini

Aşk, görmemek değil midir başkasında kendini,

Yani  aşk, inanmaktan çok,

ummaktır çoğu zaman.

 

Seni gördüğüm zaman

Yağmur yağar yoğurt kovalarına

Üzümler vurur bir bir beton avluya

Kanımı görürüm kırmızı

Duvardaki takvimin her yaprağında bir dua

Ellerimi açar, dudaklarımı oynatırım

Yalnız seni söylerim, Tanrı’ya

Ne açıldığımdan açarım sohbeti

Ne fukaralığımdan

Havadan şikayet etmem hiç.

Yalnız senin adın,

Tanrı ve ben

Bahtiyarım.

 - Varta Wanderlust





 
 

YARATILIŞIM SEVİLMEZMİŞ  
        
             

Dağ sessiz bağ sessiz, kuzular sessiz kuşlar sessiz

Habitatmış burası öyle diyorlar. Kurtmuşum ben, kötüymüşüm ben

Kavgalymışım sessizlikle sizden değilmişim

Kötü kurdu kimse sevmezmiş

Kötüymüşüm ben rengim griymiş, sesim daha kalınmış

 

 

Habitatmış burası öyle diyorlar

Herkes içinmiş öyle diyorlar

Kötü kurdu kimse sevmezmiş öyle diyorlar

Farklıymışım ben kuzuların içinde kurtmuşum

Ben korkulanmışım

 

 

Bu habitatta güçlü olan benmişim

Kötü kurt sevmezmiş

Sevmek de habitattanmış, kurt gibi acı veren

Kötü kurt korkmazmış

Korkmak habitattanmış, kurt gibi ürkünç

sevdim, korktum, yaşadım, öldüm

Ben kötü kurdum ölsem kabrime kimse gelmezmiş

- Anstoak




https://open.spotify.com/track/3RojH1cvKfidA8bYUgCVOZ?si=e_IeTg4uTq6l7L_HNHaNWQ

 
 
 
Yıldızlı Gece

Yıldızları üstüme örtmüşler gibi 

Öyle derin bir uykudayım 

Kalabalıklar; onlarca tanıdık ses anlatırken seni

 Ben bir gece yarısı senin ufkundayım 


İlahların hediyesi bu beşeri dünya

 Milyonlarca yıldızın altında ince bir soluk İlahların öfkesi bu beşeri ceza 

Gitmek isterim ama bacaklarım geceden donuk


 Şimdi bir kütüphanede yalnız başıma 

 Bir mum gibi eriyorum 

 Bakmadan bu beşeri yaşıma 

 İlahlarım gecesinden geçiyorum

- Pera




 

 
 
YAŞA(L)MAK

Yaşa(l)mak, bir nehir gibi değil

Bir deniz gibi engin ve derin

Dalgalarıyla coşan, birden durulan

Bazen güneşli, bazen fırtınalı 


Yaşa(l)mak, yalanlarla hüzünlerle değil

Gerçeklerle sevinçlerle dolu olan

Gözyaşlarıyla gülen, gülücükleriyle ağlan

Bazen acılı, bazen mahur


Yaşa(l)mak, korkarak kaçmak değil

Cesaretle yüzleşmek, korkmadan

Ellerini tutan, gözlerine bakan 

Bazen yalnız, bazen birlikte olan


Yaşa(l)mak, rüzgara inat değil

Rüzgarla uçmayı arzulayan

Bazen umutla dolu, hayal kurman

Bazen de deli bir akıllıyı oynayan


 Özcesi yaşıyorum sil baştan.

- Eden Everhard







MELEĞİM 

Meleğim beni özgür kıl, 

Özgür kıl ki açılsın kanatlarım. 

Zincire vurulmuş bedenim ve

Altın kafes ardındaki yorgun düşüncelerim, 

Artık kendi sınırlarını ortadan kaldırıp İnsanlığa umut olsun. 


Zincirleri olan yaralı bir neferim. 

Gözüm açık ama elim bağlı, 

Ağzım ise kapalı.

Beni özgür kıl yüce meleğim, 

Gözlerimi kapattığım zaman koru beni


Beni bu dünyanın kaosundan koru. 

Kanatlarının altında koru beni

Beni götür bu günahlar diyarından

Götür ki tekrar yükselebileyim 

Zincirlerimden başka kaybedeceğim tek şeysin


Her yağmurlu gecenin ardından 

Gökkuşağı olan bir sabaha uyandır beni

 Yere düştüğümde kaldır beni

Beni özgür kıl, özgür kıl ki bir devrimin öncüsü olabileyim,

 Kara geleceği aydınlığa çıkarabileyim.

- Kızıl Emir 

Красный Орден




Yorumlar

Popüler Yayınlar